Yazarlık Denemeleri 4

Selam Arkadaşlar, gördüğünüz gibi bir gün daha geçti. Dün hiç bişey yazamadım, yani bugün acemi yazarlık deneyiminin 4. günündeyim. Peki neden bişey yazmadım, çünkü tembellik yaptım. Aslında, tembellikte sayılmaz ama sonuçta istesem yazardım ama yazmadım işte.

Gördüğünüz gibi bu yazdıklarım bir kitaptan çok, bir günlük veya blog gibi ilerlemekte. Bu nedenle o size hep bahsettiğim web sitesinde “yazarlık denemeleri” adıyla bir seri şeklinde yayınlamaya başladım.

Bu şekilde hem içeriğe daha uygun bir ortam… falan. Neyse, boş ver şimdi dün yarım kalanı. Bitcoin yani Blockchain teknolojisinden bahsetmeliyim sana. Blok zinciri anlamına gelen, Blockchain’in amacı: Merkezi herkes olan teknolojiler geliştirmek. Doğal olarak tek bir merkezin olmayacağı anlamına geliyor. Tek merkezin olmasının ve her şeyi o merkezin yönetmesinin, adil olmadığını düşünenler için geliştirilmiş bir teknoloji. Peki bu ne anlama geliyor?

Bugüne kadar merkezli düşünen insanoğlunun, bencillikten ve hukuksuzluktan kurtulması anlamına geliyor. Toplumsal bir varlık olmanın, kaçınılmaz bir gerçek olduğu anlamına geliyor. Neden?.. Çünkü artık herkesin onayını alırsan var olabileceksin, sadece sevdiklerinin veya ihtiyaç duyduklarının onayı yetmeyecek.

Bilindiği gibi bugüne kadar hep bir merkez ve onun etrafında toparlanan, bir şeyler olduğunu düşünerek geliştik. Oysa Cosmos’a baktığımız zaman, herhangi bir merkez göremiyoruz, çünkü sonsuzluğun merkezi olamaz. Bu nedenle bütünlük, yani bütünlüğün merkez olması, çok daha mantıklı bir bakıştır. Aslında gerçek Demokrasi de diyebilirsiniz. Herkesin eşit ve ortak sorumluluğunun olduğu bir yaşam biçimi.

Felsefe yapmayı bırakıp, internetin faydalarından yararlanmanın vakti geldi 😊. Şimdi şu videoyu izleyerek, Blockchain teknolojisinin ne olduğuna dair zihninde bir kapı aralayalım. Entelektüel sezgini canlandıralım.

Gelecekte Merkez bankaları olmayacak; Facebook, Twitter gibi sosyal medya araçları, kimsenin tekelinde olmayacak. Aklınıza gelen ve merkezden yönetilen her şeyin sonunu getirecek olan bu teknolojiye ve düşünme biçimine, ne kadar erken geçersek o kadar iyi olur diye düşünüyorum. Tabi ben bunları düşünüyorum ama tam olarak anlayabiliyor muyum? Hayır tabi ki… Sanırım bu bakış açısı bundan sonra hayatımızda sık sık karşılaşacağımız bir olgu olacak, akıllı sözleşmeler ve blok zincirleri. Kim bilir peşinden neler çıkartacaklar.

Ben niye bu kadar yaşlandım ki… genç olsaydım, hepsini okuyup anlayabilir. Bu konularda, insanlığa faydalı olabilecek program ve kodlamalar geliştirebilirdim ama şimdi dün ne yediğimi hatırlamıyorum ☹.

Bir de bilinmesi gerekenler içerisinde, konuyla çok yakın olan “Kaynak Bazlı Ekonomi” var. İstersen biraz ondan bahsedelim. Bildiğiniz gibi “İnsanlık Tarihi” ekonominin, işleyiş biçimindeki farklılıklar ile “Toplumlar Tarihine” bölünmüştür. Bildiğiniz gibi diyorum ama bir çoğunuzun “ne diyo lan bu” dediğini duyar gibiyim.

İlkel ve Komün Yaşayan Toplum

Bu toplumda insanoğlu, henüz toprağı işlemeyi bilmediği için avcılık ve bitki, meyve toplayarak hayatta kalıyordu. Yani ekonomi dediğimiz “üretim ve tüketim” ilişkileri bu temelde işliyordu. Kadınlar genellikle bitki, meyve toplar; erkekler ise avcılık yaparlardı. Küçük aile ve kabilelerden oluşan, bu ufak ve ilkel topluluklar. Hep beraber yaşayıp, ortak beslenirlerdi. Ne zamana kadar?..

Köleci Toplum

Diğer aile ve kabileler ile savaşmaya başlayana kadar. Çünkü çeşitli sebepler ile savaştıkları diğer kabilelerden, aldıkları esirleri köleleştirmeyi öğrendiler. Artık kendilerinin çalışmalarına gerek kalmamıştı, köleler onların her işini yapıyor, avlanıyor, bitki ve meyve topluyor gerektiğinde onlar için savaşıyorlardı. İşte başlangıçta üretim ve tüketimin yani ekonominin belirleyici unsuru, avcılık ve toplayıcılık iken şimdi ekonomi köleler üzerinden yürüyordu. Zaman içerisinde toprağı işlemeyi ve yerleşik hayata geçmeyi öğrenen insanoğlu, kölelerin çoğalması ve artık kontrol edilmesinin zorlandığı bir dönemde, Feodal Toplumu geliştirdi.

Feodal Toplumu

Sürekli başkaldıran ve hep bir sorun haline gelen kölelere, kendileri için ekip biçebilecekleri küçük araziler verdiler. Feodal beylerin büyük topraklarında çalışmak koşuluyla. Aile kurmalarına ve yeni köleler yani çiftçiler yetiştirme izni verildi. O değilde ne yazdım ya şaka maka yoruldum arkadaşlar ne diyeceğimi bile unuttum valla, işte sonra Kapitalist toplum geliyor peşinden de Sosyalizm çuvallıyor falan.

İsterseniz bu konuya daha sonra devam edelim çünkü harbiden belim ağrıdı ben bu yazdıklarımı siteye yüklüyüm daha sonra devam ederiz. Öpüyorum hepinizi, döncem ben size merak etmeyin.

600 kelime olmuş olmuş şaka maka demek ki … Öyle işte!


Bir Cevap Yazın