Yazarlık Denemeleri 3

Günaydın Arkadaşlar, yazarlığımın üçüncü gününden hepinize merhaba… Bugün size biraz balıklarım dan ve Bitcoin den bahsetmek istiyorum. Balıklarım kavgacı siyam balıkları yani Betta veya Beta hangisi doğru bilmiyorum ve internete yazıp doğrusunu araştırmıycam, yani bunu çok merak ediyorsanız, siz kendiniz yapmak zorundasınız. Arada böyle gıcıklıklar yapmanın, ilişkimiz açısından faydalı olacağını düşünüyorum sevgilim!.. Sana sevgilim diyebilir miyim? Sonuçta aramızda bir bağ var, şaka maka derken, bak kaç sayfadır okuyorsun beni ve sanki çok iyi tanıyor muşsun gibi hissetmiyor musun? Bence hissediyorsun hiç kıvırma, içimden geldi söyledim işte… çok da şey yapmamak lazım. Bu zaten daha başlangıç, ileride kim bilir sana daha nasıl hitap edicem sen düşün, 6. Sayfada sevgilim dediğime göre 200. Sayfaya geldiğimizde artık neler olacak bilmiyorum valla 😊.

Kafamda şöyle bişey var: Bu kitapta hep beraber belirleyeceğimiz bir konu ve karakter ile ikinci kitabı, hep beraber yazalım istiyorum. Şimdi, benim bir web sitem var, daha önce de bahsetmiştim veya bi Facebook sayfası da olabilir ama şimdilik aklımdakini anlatayım. Bu kitabı yayınladığım gün, bu kitabın her sayfası için sadece yorum bölümünden oluşan bir site tasarlayacağım ve sizler veya sen benim biricik Aşkım, okuduğun bu veya başka bir sayfa hakkında ki fikrini gidip orada yorum bölümünde, uzun uzun anlatacaksın. Böylece o yorumların içinden hep birlikte belirlemiş olduğumuz hikâyeyi oluşturmuş olacağız, en çok beğeni alan yorumları dikkate alarak interaktif, canlı ve binlerce insanın yazacağı bir kitap oluşturacağız… nasıl fikir ama.

Beta demiştik ama konu nereye geldi. İhtiyar, yalnız ve zavallı bi adam olarak, geçen gün kendime “ben neden bi hayvan beslemiyorum lan” dedim. Sonra “olum salaklaşma sen zaten kendine zor bakıyon bi de hayvan alıp onun günahına mı gireceksin” diye devam ettim. İsterseniz aklımdan geçenleri tiyatro metni gibi karşılıklı vereyim.

  • Ben neden bi hayvan beslemiyorum lan?
  • Olum salaklaşma, sen zaten kendine zor bakıyon bi de hayvan alıp onun günahına mı gireceksin?
  • Abicim kimsenin günahına girmiycem tabi… sadece çevremde canlı bir enerji olsun istiyorum, hem yıllardır akvaryum ve balık merakım var. Biliyosun çocukluktan beri ne akvaryumlar kurdum, sonra verdim millete piç ettim, kim bilir ne oldu o hayvanlara ☹ yani aslında haklısın. Yazık o hayvanlara ama yinede yapıcam işte bişeyler görürsün sen.
  • Ulan bi kediye bakamadın sen götürdün dışarı bıraktın angut, üstüne birde akvaryum mu kuracaksın? Arife ne oldu he nerede şimdi o?

Arife benim kedim. Bi Arife günü indim minibüsten, yürüyorum yolun kenarında. Aaa bi baktım kızın biri yola atladı, bağırıyor hızla geçen arabalara “durun durun” diyor. Aha dedim manyak intihar mı ediyor, ne oluyor anlamadan. Arifeyi gördüm koşuyor şerefsiz caddenin ortasında, kız da bunun peşinde tabi. Arabalarda çok hızlı geçiyorlar, geniş bir cadde çünkü. Neyse, Allah’tan arabalar yavaşladı, durur gibi oldu o sırada, herkes şaşkın kıza bakıyor… peşinden bi çocuk atladı yola. Kaldırdı elini arabalara doğru, iyice yavaşladı sürücüler, tehlike biraz geçti, onun peşine de ben gidiyorum. Bi baktım, Arife dönen bir tekerin üzerinde yerde pestili çıkmasın diye, ters yönde tırmanıyor tekerleğe. Aklım çıktı onu öyle görünce, tam eziliyordu ki araba durdu, hızlıca tekerleğin üstüne çıktı gözden kayboldu.

Kız eğilmiş gel pisi pisi diyor ama etrafımızdan araçlar hızla geçiyor, şoför şaşkın tabi “ne oluyor, bunlar niye benim lastiğin etrafında toplandı” diye bakıyor. Neyse… bak bunu uzat mıyım, sonuçta hatırlamak istemediğim bir konu. Arife bana kaldı, aldım eve getirdim. Bir ay kadar baktım,  kendine gelince de saldım sokağa. Hayvanı, ev hapsinde tutamadım yani bahçemizde yok ne yazık ki.

Onu diyor bu benim diğer iç sesim hıyar ağzı, ne gereği varsa onu hatırlatıyor bana.

Zaten konu Arife olunca, iç sesimle olan sohbeti bıraktım. Sanane lan amk… dedim içimden, uzatmadım yani mevzuyu. Balık alıcam işte, hemde Betta alıcam. Ne zamandır hastayım onlara, benim gibi tek başına yaşayan, vahşi, anti-sosyal, uyumsuz tipler işte. Ancak onlar anlar benim derdimden dedim ve bir sabah kalktım, deli gibi akvaryumcu arıyorum 😊.

İşte bak Arife bu, ilk günümüz ve ilk sohbetimiz. Hemen videosunu çekmiştim,  İnstagrama atayım da ben nasıl olsa kaybederim bu kayıtları diyerek. Orada güvenli bi şekilde durur diye düşündüm. Haklıymışım da bir saattir arıyorum, hiç bi yerde bulamadım resimlerini videolarını falan. Duruyor biliyorum ama kim bilir nereye kaydettim, hangi buluta veya hangi makinenin Hard Diskine bilmiyorum.

Şerefsiz, tam bir psikopattı, neyse bak girmeyelim diyorum o konuya zorla sokuyorsunuz beni ya… ☹.


Bir Cevap Yazın