Yazarlık Denemeleri 2

Günaydın Arkadaşlar, gördüğünüz gibi bugün yazarlık denemesinin ikinci günündeyim ve sandığımdan da iyi gidiyor. İsterseniz dün neler olduğunu bir hatırlayalım, diyeceğim ama yazıyı baştan okumam gerektiği için böyle bir zaman kaybına gerek yok. Siz zaten biliyorsunuz…

Aklıma “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” geldi birdenbire. Hz. Mevlana’nın bu güzel şiirini, dur size internetten bulam da yazam. Bu arada Türkçede bulam ve yazam kelimeleri olmadığını hepimiz biliyoruzdur sanırım, (yazar burada, yerel bir şive yaparak okuyucunun ilgisini çekmek istemiştir.) Beni ısrarla anlamak istemeyen sığırlar için, böyle kısa açıklamalar yapmak zorunda hissediyorum kendimi ne yazık ki ☹. Cem Yılmazın dediği gibi “Beni de anlayın artık.”

Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Hz. Mevlâna için söylenecek o kadar çok şey var ki, en iyisi belki de, hiç bişey söylemeden onu okumak. Bu nedenle Hazreti yâd ederken şu dizelerini de sizinle paylaşmaktan gurur duyarım. Peki neden gurur duyarım, çünkü böyle yüce bir gönlün birçok eserini okuma şerefine eriştiğim için kendimi mutlu hissediyorum o kadar, yoksa ben kimim ki neyimle gurur duyucum ☹.

Bu üzgün surata da bayılıyorum fark etmişsinizdir zaten 😊, neyse uzatmayayım ve şu çok sevdiğim şiirini de sizinle paylaşayım… İyice feysbuka çevirdim kitabı ama olsun, böyle güzel. Yazarınızı yakından tanımak önemli. Sonuçta birlikte uzun zaman geçireceğiz değil mi? Daha size bi konu bulucum ve onu anlatıcam ohooo çok işimiz var valla. Ve tabi Türkçe de bi değil bir kullanılması zorunludur ama sanırım yazar yukarıda ki cümlede “yerim lan sizin Türkçe anlayışınızı” demek istemiş.

Şu Aşıklara Bir Bak hele:

Bahçeden daha güler yüzlü onlar, gülden daha güler yüzlü.
Bilgiden daha doğru, akıldan daha hünerli, serviden daha hür.
Ölmezlik suyundan daha arı, duru.

Diken içindeler, ama gül gibiler.
Gece içindeler, ama sabah gibiler.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Bu şiiri siz değerli… veya sana hediye ediyorum benim tatlı, biricik okurum. Ne yapıyorsun uzun zamandır görüşemiyoruz? Ben yukarıda birçok paragrafta kendimi çok büyük ve ünlü bir yazar gibi hissettiğim için milyonlara seslenir gibi yazdım, ama aslında hepsi hikâye biliyorsun, benim için gerçekte yalnız sen varsın. Sen olmasan hangi milyonlar beni anlayacak ki, böyle bişeyin mümkünü var mı? Hem anlasa ne olur sen olmadıktan sonra.


Bir Cevap Yazın