Öğrenme Yönetim Sistemi (ÖYS)

Dijital Çağ olarak adlandırılan günümüzde, geleneksel eğitim sisteminde yer alan roller ve kavramların yerini sanal sınıf, e-Öğrenme, çevrimiçi öğrenme ortamları, dijital öğretmen, sanal okul gibi yeni kavramlar almaktadır. Öğrenme ortamlarının tasarımı, süreç planlanması, yönetimi, süreç takibi işlemleri için kurumlar yönetim sistemlerine ihtiyaç duymaktadır. Uzaktan eğitimde öğrenci sayısının çok olması nedeniyle eğitim kurumları dijital ortamda yönetim sistemlerine ihtiyaç vardır. Sistemin temel kullanıcıları olarak öğrenci, öğretmen (ders/kurs yürütücüsü), tasarımcı, yöneticilere ihtiyaç duyulur. Burada sistemin sağladığı yetki paylaşımı içinde sınırsız kullanıcı oluşturulabilir. Örneğin kurs tasarımcıları ya da kurs yürütücüleri aynı sayfalara ya da araçlara erişim yetkisine sahip olmayabilir.

Eğitim ve öğretim süreçlerinde kurumlar Öğrenme Yönetim Sistemi, İçerik Yönetim Sistemi, Öğrenme Portalı, İçerik Portalı gibi farklı isimlerde alt yapılar kullanmaktadır. İngilizcesi Learning Management System olan Öğrenme Yönetim Sistemleri diğer sistemlerden barındırdığı araç, işlevler, bileşenler, amaç, yapı, kullandığı yöntemler ile ayrılmaktadır.
Öğrenme yönetim sistemlerinin tanımlamadan önce yönetim kavramı ve öğrenme ortamlarındaki yönetim süreçlerinin öneminden bahsetmek gerekir. Yönetim; bir süreç olarak ele alınmakta ve amaçlara ulaşabilmek için bu süreçte yapılması gereken bir dizi faaliyetlerin toplamı da yönetimin işlevleridir (Benligiray, 2002).

Temel yönetim süreçleri:

• Hedef Belirleme
• Kurum Politikası Belirleme
• Planlama
• Örgütleme
• Yöneltme, Yürütme ve İcra
• Koordinasyon
• Kontrol Etmek – Denetlemek Eğitim-öğretim yapan bir kurumun
hedeflerine ulaşması için elindeki tüm
kaynakları, insan gücünü, süreçleri kontrol altında tutarak yönetebilmesi gerekir. Öğretim sürecinin yönetimi verilen hizmetin kalitesini arttıracaktır. Bireye kazandırılması planlanan yeterlilikler (öğrenme çıktıları) için tüm öğrenme sürecinin organize edilme- sini kapsayacaktır. Planlama, tasarım, yürütme, değerlendirme, analiz ve raporlama süreçlerinin sorunsuz gerçekleştirilmesi için yönetim sistemi kulla-

1. Hedef Davranışların Belirlenmesi: Hedef davranışlar, öğretim süreci sonunda öğrenenlerde gözlenmek istenen davranışlardır. Bunların belirlenmesine giden yolda, amaçların belirlenmesi, öğrencilerin tanınıp eğitim gereksinimlerinin ortaya çıkarılması basamakları yer alır.

2. Öğretim Araçlarının Belirlenmesi: Öğrencilerin belirlenmiş hedef davranışlarına ulaşmada kullanılacak olan program içeriğini, planları, bunların uygulamaya konması sürecindeki ders araç ve gereçlerini içerir.

3. Öğretimin Planlanması: Öğretim sürecinin planlanması ve içeriklerin sıra ile öğrenciye sunulması ya da değerlendirmenin belli bir plana göre yapılması gerekebilir. Ders sürecinin bu yapılanışının, farklı amaçlar- dersler-konular için, farklı sayı ve sırada dizilişleri yapılabilir.

4. Dönüt Alma-Düzeltme: İçeriğin amaçlara götürücü şekilde kazandırılıp kazandırılmadığı belirlenmeli, varsa eksiklikler gide- rilmeli, yanlışlar düzeltilmelidir. Aksi halde istenen sonuçlara ulaşılamaz. Öğretmen, ara sıra öğrencilerin çalışmalarını toplayıp gözden geçirmeli, ortak yanlışlar üzerinde kurs içi tartışılmalıdır.

5. Özetleme-Değerlendirme: Özet, içeriğin alt dilimleri ve içeriğin kazandırılması süreci sonunda, öğrenci ya da öğretici tarafın- dan veya birlikte yapılmalı; ana noktalar, kritik içerik parçaları vurgulanmalıdır. İçeriğin kazandırılması, dönüt alıp düzeltme ve özetler bittikten sonra, hedef davranışlara ulaşılma durumu hakkında bir yargıya varabilmek ve gerekiyorsa tamamlayıcı-düzeltici eğitsel çabalara yönelebilmek için son bir değerlendirme yapılır.

6. Pekiştirme: Öğrencilerin alınan dönütlerin düzeltilmesi, içeriğin kazandırılmış olduğu güvencesinin alınması, kalıcı öğrenme sağ- lamaya Kalıcı öğrenmenin gerçekleşebilmesi için pekiştirme gerekir. Öğrenme yönetim sistemlerinde bir bütünlük vardır. İnsan odaklı olarak çalışan, girdi ve çıktısında öğrencinin olduğu yapılardır. Sistem içindeki tüm bileşenler ve araçların birbiri ile iletişimi, etkileşimi, bağlantısı ve bağımlılığı bulunmaktadır. Öğretim tasarımı yapılmasına imkan tanıyan esnekliğe sahip olmalıdır.

Geleneksel öğrenmede, öğretmen ve okul kavra- mı öğrencileri zaman ve mekan anlamında sınırlandırmaktadır. Zamanla gelişen ihtiyaçlar ve bilginin hızla yenilenerek çoğalmasına karşın yaşam boyu öğrenme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Öğrenme Yöne- tim Sistemleri yalnızca okuldaki eğitim – öğretimde kullanıldığı gibi açık ve uzaktan öğretimde de kullanılmaktadır. Bu anlamda çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Örgün, uzaktan ve karma öğretim süreçlerinde öğrenme yönetim sistemleri kullanılabilir. Yer, zaman, çalışma ortamı gibi kısıtlamalar olmadan bireylerin bağımsız öğrenme ihtiyacını karşılayacak çevrimiçi ortamlar geliştirilmiştir.

Teknolojideki ilerleme ve internet teknolojileri yeni kavramları da hayatımıza sokmaya devam et- mektedir. 1989 yılında İngiltere’de CERN’de bilgisayar programcısı olarak çalışan Tim Berners-Lee tarafından yapılan çalışmalarla internet üzerinden zenginleştirilmiş metin işaretleme dili oluşturulmuş, bilgisayar ağı üzerinden kullanımı sağlanmıştır. İnternet üzerinde yayınlanan birbirleriyle bağlantılı hiper-metin dokümanlarından oluşan sınırsız bir bilgi sistemi olan web sayesinde bilgiye kolaylık- la ulaşılmaktadır. Web 1.0 ile başlayan internetin olanakları Web 2.0, Web 3.0 olarak devam etmektedir. Ortaya çıkan her teknoloji öğrenme yönetim sistemlerine entegre edilerek kullanılmaktadır.

Web 1.0: Web teknolojisinin doğuşu yani 1989 yılı ile başlar ve 2004 yılına kadar olan dönemi kapsar. Tim Berners-Lee tarafından geliştirilen ağ teknoloji- leridir. Metne dayalı olan bu teknolojide kullanıcılara yalnızca bilgi sunulmaktadır. Yazar ya da sunucu ta- rafından hazırlanan siteler ve bağlantılar kullanıcılara sunulmaktadır. Kısaca ne sunulursa kullanıcı o veriyi almaktadır. Kullanıcının veriye bir katkısı olmamak- tadır. HTML betimsel dili ile hazırlanmış web say- falarından oluşmaktadır. Kullanıcının sosyalleşmesi- ne, içeriğe yorum yapmasına ya da katkı vermesine imkan yoktur. Son kullanıcının yapabileceği yalnızca okumak ve sayfaları referans göstermektir.

Web 2.0: Terim ilk olarak Darcy DiNucci tarafından, “Parçalanmış Gelecek” isimli makalede kullanılmıştır. Artan web kullanıcılarının sosyalleşmelerine imkan tanıyacak teknolojilerin geliştirilmesi ile başlayan süreçtir. Bu terim ilk olarak 2004 yılında Tim O’Reilly tarafından bir konferansta tartışmaya açılmıştır. Aktif bir web kullanıcısı isteği yeni web teknolojilerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Zaman içinde, ikinci nesil olarak isimlendirilmiştir. Nedeni bugün bile çok sık kullanılan Facebook, Youtube gibi sitelerin ortaya çıkmasıdır. Pasif olmayan kullanıcı, sosyalleşme imkanı, içeriği her kullanıcının katkısı ile değişebilen web sitelerinin ortaya çıkması en önemli özellikler arasındadır.

Web 3.0: Web 3.0 aslında Semantik Web olarak adlandırılmaktadır. Web içeriklerinin sadece doğal dillerde değil, aynı zamanda ilgili yazılımlar tarafından anlaşılabilir, yorumlanabilir ve kullanılabilir bir biçimde ifade edilebileceği ve kişiye özel sonuçlar ortaya çıkaracak yazılımlardan oluşmaktadır. Kişinin geçmiş deneyimlerine göre kişinin aradığı veriyi kolayca bulmasına, paylaşmasına ve bilgiyi birleştirmesine imkan tanıyacak teknolojilerdir. Günümüzde bu teknolojilerin
kullanımı artmaya başlamıştır. Önceden metin içi arama yapabilirken şimdi en basit örnek, video içinde arama yapma ve kullanıcı yorumlarını her saniyeye ayrı ekleme ve takip etmeye olanak tanımaktadır.

Öğrenme yönetim sistemleri kullanıcılara tam bir hizmet verebilmek için belli özelliklere sahip olmalıdır. Başta diğer sistemlerle çalışabilirlik ve uyumu; arşivleme ve dosya yönetim yetenekleri, yeniden kullanılabilirlik, öğrenme nesnelerinin tutarlı düzenlenmesi, hızlı erişilebilirlik, içerik oluşturulurken kullanılan diğer araçları desteklemesi (metin, sunum dosyası, flash, pdf) sahip olması gereken başlıca özelliklerdir. İyi bir ÖYS yazılımının kaliteli hizmet vermesi ve bilgi kalitesini artırabilmesi için bu özellikleri taşımasına dikkat edilmelidir. ÖYS’nin arayüzü kullanıcıların kolay erişimine ve kullanımına uygun olmalıdır. Amaca uygun ÖYS seçimi çok önemlidir. Bunun yanı sıra her kurumun kendine has kurumsal ve kültürel özellikleri olduğu için kullanılan ÖYS bu özelliklere uyum sağlamalıdır.

kaynakça; Anadolu Üniversitesi

Öğrenme Yönetim Sistemleri Kitabı

Bir Cevap Yazın