Kimseden Çekmedim, Murphy Kanunlarından çektiğim Kadar

Hey millet, sizlere anlatmak istediğim çok önemli bir konu var. Bu konu öyle hafife alınacak ve geçiştirilecek bir şey de değil. Çünkü hepimizin hayatında kendini az ve ya çok hissettiriyor. Hatta ve hatta, çoğumuz bu durumdan da bezmiş durumdayız…

Bu konuyla ilgili ortaya çılgın fikirler atacağım. Daha önce aklınıza gelmemiş olan, hatta bunlar rüyalarınızda bile görmediğiniz şeyler olacak. Şimdi arkanıza yaslanın, ya da bir yere uzanın, ay! Ne bileyim, nasıl pozisyon alacaksanız öyle yapın… Vaz caydım. Kimseden çekmedim, Murphy Kanunlarından çektiğim kadar diyerek, konuya derin bir dalış yapıyorum. Haydi, oksijen tüplerinizi alın arkamdan gelin…

                                   Murphy Kanunları Nasıl Oluştu?

Hep beraber 1949’lu yıllara gideceğiz. 1917 de doğmuş olan Edward A. Murphy Jr.  İle tanışma fırsatınız olacak. Kısaca kendisinden ve Murphy kanunlarının nasıl ortaya çıktığından bahsedeceğiz. Sözü ona bırakıyorum;

Ben Edward Murphy, 20. yüz yıla hoş geldiniz.

Kısaca kendimden bahsedeyim:

11 Ocak 1918 Panama Kanalı bölgesinde doğdum. New Jersey Lisesini bitirdikten sonra ABD Hava Harp Akademisine girdim. 1940 ‘ta mezun olduğum yıl ABD ordusuna kabul edildim ve pilot eğitimi aldım. 2. Dünya Savaşında Hindistan, Çin, Mynamar’da görev aldım. Savaştan sonra ABD Hava Kuvvetlerinde 1949’da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biri oldum. O dönemde sadece motor değil, İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini de inceliyordum.

*İvmelenme, dakikadaki hızlanma miktarının bir önceki dakikadan daha fazla olması, logaritmik olarak artması durumudur.

Kalifornia’da bir hava üssünde MX981 kod adlı çarpışma testi üzerine odaklanmıştım. Algılayıcıların kablolama aşamasında görev yapan bir teknisyen devamlı hata bulduğu için sonuca gidemiyorduk. Teknisyeni iyice gözlemledikten sonra aklıma gelenleri söyleyiverdim,

“Bir işi yanlış yapmanın bir yolu varsa bu adam onu mutlaka bulur.” 

Neyse kafanızı bunlarla ütülemeyeyim, asıl konunun özünü söyleyeyim.

“Eğer bir işi halletmek için birden çok olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar doğuracaksa o zaman bu olasılıklar gerçekleşir.”

İşte durum bundan ibaret. 17 Temmuz 1990 da bedenim bu tarih diliminden ayrılırken, benden geriye Murphy’in Kanunları kaldı. Ve bu kanunlar sizleri olumlu mu yoksa olumsuz mu etkiledi bilemiyorum.

Hadi, kalın sağlıcakla!

 

Teşekkürler Edward,

Evet, mühendislik alanında bu bilgiler işe yarayabilir elbette. Sosyal ve psikolojik anlamda baktığımızda bu bilgileri kendi gerçeğimiz olarak kabul etmek, ciddi anlamla zihnimizi de sınırlayabilir de. Nereden mi biliyorum? Nereden olacak, kendimden biliyorum. Murphy kanunlarından nasibini almış bir kültürde yaşarsanız, zihniniz inandığınız şeyleri başınıza gelmesi için tüm evren ile seferber olur ve size bir güzel yaşatır. Yani inandığınız şeyler neyse onları kendinize çekersiniz. ☹

Şimdi ne alakası var Murphy Kanunları ile inaçların? Diye bilirsiniz. Elbette bu konulardan bihaberseniz, bağlantı tabi ki kuramazsınız. Size daha önce de demiştim, hatırlarsanız.

“Ortaya çılgın fikirler atacağım. Daha önce aklınıza gelmemiş olan, hatta bunlar rüyalarınızda bile görmediğiniz şeyler olacak.” Bunları yukarıda yazmıştım. Unuttunuz mu yoksa? 😊 Unuttuysanız, şimdi yeniden hatırladınız değil mi? Güzel… O halde Konuya devam ediyorum… Şimdi lütfen pür dikkat anlattıklarıma odaklanın.

 

Aşağıdaki resme iyice bakın! Ne görüyorsunuz?

Sizin de gördüğünüz gibi iki sevimli  panda çimenlerin üzerinde oynuyor. Pandalardan birisi yuvarlanıyor… Diğeri ise etrafı izliyor. 😊 İçinizden, “iki sevimli panda mı? Resimde panda var da neden ben göremiyorum?” dediğinizi duyar gibiyim. Zaten resimde panda manda yok. Özellikle yere yapışmış reçelli ekmeğe dikkatinizi çekmek için bu hikayeyi uydurdum. 😊 Aynı zamanda  resimdeki ayakların sahibi de yüzüklerin efendisindeki Frodo Baggins değil. Adamın biri işte, ben de bilmiyorum kim olduğunu. Siz boş verin adamı ve ayaklarını, asıl yere yapışan reçele bakın. Bu görüntü size eminim çok şey hatırlatmıştır. Kaçınız reçel kavanozunu açarken kapağın reçelli kısmını yere denk getirdiniz? Ya da çikolatalı bıçağı halının üzerine düşürüp, sonrasında da söylene söylene temizlemek zorunda kaldınız? Kaçınız beyaz tişört giyip, “aman üzerine bir şey sıçramasın” dedikten sonra , yemek yerken kaşığınıza aldığınız eti ya da sebzeyi tabağınıza düşürüp tişörtünüze salça sıçrattınız?

Şimdi konuya daha da açıklık getireyim. Murphy Kanunları ortaya çıktıktan sonra hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılıyor. Murphy’in arkadaşlarından biri olan John Strapp, MX981 kod adlı çarpışma testi projesinin basın toplantısında, “Yıllardır yaptığımız testlerin güvenle devam etmesi Murphy Kanunları’nı görmezden gelmemizden ötürü yaşanmakta” diyor. Ve böylece 1958 yılında Murphy Kanunları, Webster sözlüğünde yerini alıyor. Murphy Kanunları hakkında her geçen gün daha çok şey kulaktan kulağa aktarılarak önce ABD’ye sonra da tüm dünyaya yayılıyor. Bu kanunlar normalde modern teknikte analitik ölçüt olarak hataları önleme stratejisi olarak kullanılır.

Bizler farkında olmadan çocukken edindiğimiz davranış kalıplarına inanarak yaşıyoruz. Örneğin, “arabamı ne zaman yıkatsam, o  gün kesinlikle yağmur yağar” diyen kişilerin sayısı emimin az değildir.  Ya da ” Çok gülme sonra ağlarsın” gibi sözleri yakın çevremizden sıkça duymuşuzdur. Kısaca sevgili okuyucularım, bu tarz şeyler biz inandığımız sürece kendilerini hayatımızda tekrarlayacaklar. Taa ki biz bu döngüyü bırakmaya hazır olana dek.

SEÇİM SİZİN!

 

Aşağıda okuyacağınız maddelere dikkatlice bir göz atın bakalım, sizin de yaşadığınız ve farkında olmadan inanç haline getirdiğiniz davranış kalıpları var mı?

      İşte Murphy Kanunları:

  • Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.
  • Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.
  • Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.
  • Bir şeyin olma olasılığı, istenme olasılığı ile ters orantılıdır.
  • Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.
  • Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.
  • Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.
  • Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir…
  • Yere düşen her şey ulaşılması en zor köşeye yuvarlanır.
  • Ne zaman arabamı yıkasam yağmur yağar.
  • Reçelli ekmek ne zaman yere düşse reçelli kısmı hep yere gelir.
  • Özür dilemek, izin almaktan daha kolaydır.
  • Dünyadaki nüfus sürekli artar ama toplam zeka sabit kalır.
  • Mümkün olan en kötü koşullar, er ya da geç mutlaka ortaya çıkar.
  • İşler iyiye gitmedin önce kötüye gider… İşlerin iyiye gidebileceğini kim söyledi?
  • İyi başlayan her şey kötü biter kötü başlayan her şey daha da kötü biter.
  • Eğer bir deney başarılı olmuşsa, ters giden bir şeyler var demektir.
  • Herhangi bir bilgide sayılar çok doğru gözüküyorsa boşuna kontrol etmeyin, yanlıştırlar.
  • Her sağlıklı erkeğin zengin olmak için asla işlemeyecek gizli bir planı vardır.
  • Bankadan bir kredi almak için önce o paraya ihtiyacınız olmadığını ispat etmeniz gerekir.
  • Faturalar elinize alacaklarınızdan iki kat hızlı ulaşır.
  • İki tür insan vardır: İnsanları iki türe ayıranlar ve ayırmayanlar.
  • Tıkanık trafikte diğer şerit her zaman daha hızlı akar.
  • Hayatta güzel olan her şey ya illegal, ya ayıp, ya da şişmanlatıcıdır.
  • Yere düşen her şey ulaşılması en zor köşeye yuvarlanır.
  • Uyuyan bir bebek, anne babası uykuya dalınca uyanır.
  • Bir şey tamir ederken elin tamamen yağlandığında burnun kaşınır.
  • İnsanların seni seyretme olasılığı düştüğün komik durum ile doğru orantılıdır.
  • Yanlış numara çevirdiğinde çevrilen numara kesinlikle meşgul değildir.
  • Patronuna lastiğin patladığı için geç kaldığını söylediğinde ertesi gün lastiğin gerçekten patlar.
  • Gırgır geçmeye başladığın anda patron kapıda görünür.
  • Sıkışık trafikte şerit değiştirdiğinde, terk ettiğin şerit daha hızlı akmaya başlar.
  • Duşa girip ıslandığında telefon çalar.
  • Birileri ile karşılaşma ihtimalin, görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.
  • Bir makinenin çalışmadığını ispat etmen gerektiğinde kesin çalışır.
  • Kaşıntının şiddeti ulaşma zorluğun ile doğru orantılıdır.
  • Sinemada sıranın ortasında oturanlar salona en son girerler.
  • Ayağınıza tam oturan bir ayakkabı kesinlikle mağazadaki ayakkabıların en çirkinidir.
  • Herhangi bir şeyi beğendiğinizde derhal üretimden kaldırılır.
  • Bir şeye ulaşmak istediğinizde ve ulaşamayıp umudunuzu kestiğiniz anda, bir yerden bir şekilde size gelir.
  • İşler yolunda gittiği zaman mutlaka bir terslik vardır.
  • Aradığınız şeyi baktığınız en son yerde bulursunuz. (Aranılan bir şey birkaç yere bakılarak bulunur ve bulma eylemi zaten en son bakılan yerde gerçekleşir.)
  • Herhangi bir bilgide sayılar çok doğru gözüküyorsa boşuna kontrol etmeyin, yanlıştırlar.
  • Bir teklifin gerçek olması güvenilir olmasını gerektirmediği gibi, güvenilir bir teklifin de gerçek olması gerekmez.
  • Telefon çalmasını beklediğin süreler boyunca çalmayacak, ancak başından ayrılıp başka bir işle meşgul olduğun anda çalıp seni bölecektir.
  • Siz sınavlara istediğiniz kadar çalışın, sonunda her zaman çalışmadığınız bir yerden çıkacaktır!
  • Ne zaman sınavlara çalışacak olsanız uykunuz gelir, sınavdan sonra uykunuz açılır.
  • Dakikalarca beklediğin otobüs sen tam sigara yaktığında gelecektir.
  • Sigara dumanı her zaman sigara içmeyen kişiye doğru gelir.
  • Barda sana yanaşan kız barın en çirkin kızıdır.
  • Ne zaman kürdanı elinden atsan, dişinin arasında bir şeylerin kaldığını fark edersin.
  • Senin beklediğin ATM sırası her zaman yavaş ilerler.
  • Ne zaman merdivenleri çıkmaya başladığında aklına çisinin geldiğini fark edersin
  • Sakınılan göze çöp batar.
  • İnsanlar birbirini hak eder.
  • Ekmek tereyağlı yüzü ile düşer.
  • Hangi yüzüne tereyağı süreceğinize önceden karar veremezsiniz.
  • Gülümseyin, ne düşündüğünüzü bilmesinler.
  • Sizi izleyenlerin sayısı yaptığınız işin saçmalığı ile doğru orantılıdır.
  • İyilik cezasız kalmaz.
  • Her çözümün doğurduğu yeni problemler var.
  • Bir şey yapmanız gerektiği zaman, öncelikle başka bir şey yapmanız gerekir.
  • Her şey düşünce hızından daha yavaştır.
  • Aptallığın gücünü göz ardı etmeyin.
  • Bir işi ne kadar önceden planlarsanız, ters gitme olasılığı o kadar artar.
  • Murphy kanunları Ohm kanunundan daha geçerlidir.
  • Diş ağrısı gece ve tatil gününde başlar.
  • Borç alabilmek için, borca ihtiyacınız olmadığını ispatlamalısınız.
  • Kimse başkasının yaptığı iş ile ilgilenmez.
  • Yeni aldığınız donanım eskisini sattığınız an bozulur.
  • Yanlış anlaşılmayacak kadar basit bir şey yoktur.
  • Hiç bir şey göründüğü kadar iyi değildir.
  • Sigaradan alınan zevk çevrede bulanan içmeyenlerin sayısı ile doğru orantılıdır.
  • Sigara dumanı içmeyene doğru ilerler.
  • Karar verme anlarında eldeki bilgi miktarı kararın önemi ile ters orantılıdır.
  • Önünüzde bulanan araç sizden yavaş gider.
  • Yarının işini asla bugün yapma.
  • Ayakkabı ağırlığı yürüyüş mesafesine göre artar.
  • Ayakkabıdaki kum tanesi basınca karşı en fazla basıncın olduğu noktaya doğru ilerler.
  • Basit teoriler en anlaşılmaz şekilde izah edilir.
  • Deney başarılıysa bir şeyler yanlış demektir.
  • Anlamıyorsanız çok açıktır.
  • Çok hızlı yükseliyorsanız bir yerde bir şeyler yanlış demektir.
  • “Yaşam” siz başka planlar yaparken olan şeydir.
  • Murphy’nin altın kuralı: Altını olan kuralı koyar.
  • Değiştirilebilir parçalar değişince sorun çıkar.
  • Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi!
  • Zorlamayın, daha büyük bir çekiç getirin!
  • İhtiyacı olanlara yardım edin, onlar sizi hatırlar, tekrar ihtiyaçları olunca.
  • Kendi işini yapmayanlar için hiç bir iş imkansız değildir.
  • Diğer tüm seçenekler tükendikten sonra insanlar mantıklı davranırlar.
  • Gezegendeki toplam zeka bir sabittir; nüfus artmaktadır.
  • Tüm genellemeler yanlıştır.
  • Gizli hata gizli kalmaz.
  • Duruma göre!
  • Aptalsa ve çalışıyorsa, aptal değildir.
  • Asla, asla deme!
  • Bekleyin, hasar verdikten sonra geçer, hasar fazla ise bekleyin, tekrar gelir.
  • Şans en şanssız zamanda kapıyı çalar.
  • Eşsiz şeyler birbirinin eşidir.
  • Yağmur yağsın diye araba yıkadıysanız işe yaramaz.
  • Tırnaklarınızı kestikten bir saat sonra tırnakla yapılacak bir iş çıkar.
  • Her kurumda işlerin nasıl yürüğünü detayları ile bilen biri var.
  • Bu kişi hemen işten atılmalıdır.
  • Özür dilemek, izin almaktan daha kolaydır.
  • Sıcak tencere ve soğuk tencere aynı görünür.
  • Salamı seven ve yasaya saygı duyanlar bunların nasıl yapıldığını asla izlememelidir.
  • Problemlerden kurtulma konusunda usta olan doktorlardan uzak durun!
  • Bağışla ama unutma.
  • Kendi fikrinizi önemli birinin fikri imiş gibi sunarsanız kabul edilme şansı daha fazladır!
  • Hareketli nesneler yanlış yöne doğru hareket ederler, durağan nesneler yanlış yerde dururlar.
  • İşler şansa bırakılsaydı daha iyi olurdu.
  • Herkes sinirlerini kaybetmişken sakinliğinizi koruyorsanız belki de durumu anlamıyorsunuz.
  • Size bir iyilik yapmak için yaklaşan birini görürseniz, kaçın.
  • Önemli olan olaylara takmayı başardığınız isimdir, olayların kendisi değil.

 

 

Başka bir konuda, farklı bakış açılarıyla görüşmek üzere…

 

Eleştirel düşün, kendin ol!

Talia Hamza

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın